Zirkonyum Nedir?
Diş kaplamaları çoğunlukla porselen kaplama şeklinde uygulanır. Diş kaplamaları metal destekli ile metal desteksiz olmak üzere ikiye ayrılır. Daha estetik bir gülüş gereksinimi içerisinde olan hastalar için diş hekimleri de daha estetik tedavi yaklaşımları içindedirler. Bu estetik ihtiyaçlar, diş hekimliğinde daha fazla estetik bir yaklaşım olan zirkonyum alt yapının diş tedavilerinde daha sık kullanılmasını gündeme getirir. Diş yapımında kullanılmakta olan ve beyaz renkli bir madde olan zirkonyum, saf mineral hali yerine zirkonya seramiği haline dönüştürülüp kullanılarak özel fırınlarda işlenir. Zirkonyum diş kaplama, metal desteksiz kaplamalar grubundan olup, metal destekli kaplamalara kıyasla daha doğal bir görünüm sunar.
Zirkonyum Kaplama Kimler İçin Uygundur?
Zirkonyum kaplama, daimi dişlerin sürmesini takiben, her yaşta yapılabilir. Ancak 18-20 yaşına kadar gelişim döneminde olunması ve çenenin büyümesi neticesinde aralanmalar gözlemleneceği için önerilmez.
Zirkonyum Kaplama Nasıl Yapılır?
Günümüzde zirkonyum kaplamaların üretiminde oldukça gelişmiş ve yaygınlaşmış bilgisayar destekli tasarım ve üretim teknolojiler mevcuttur. Yapımı; ölçülerin alınması, restorasyonların laboratuvarda hazırlanması, dişler üzerinde provasının yapılması ve yapıştırılması gibi süreçleri kapsar. Bu genellikle 1-2 haftayı alırken, sorun olmadığı takdirde iki kez yapılacak diş hekimi ziyaretiyle tedavi tamamlanır. Restorasyonun tamamının zirkonyum bloklardan yapıldığı monolitik zirkonyumda, bilgisayar destekli sistemle üretilen malzemeler aynı gün içinde hazırlanabilir. İşlem sırasında lokal anestezi uygulandığı için hastalar ağrı hissetmez. İşlem sonrasında oluşan hafif hassasiyet genellikle kısa sürede geçer.
Zirkonyum Kaplama Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Avantajlar ve Dezavantajlar
Zirkonyum, doğal diş dokularının özelliklerini daha fazla yansıtılabilmesini sağlayan beyaz renginin yanı sıra, aşağıdaki avantajlarıyla da öne çıkıyor:
Zirkonyum diş kaplamalarının ışık geçirgenliğinin metal destekli kaplamalara oranla daha fazla olması nedeniyle dişetlerinde koyu bir renk oluşturmaz ve ileride metal kaplamalı porselen dişlerde olması mümkün olan dişeti kenarından siyah renk yansıması gibi sorunlarla karşılaşmazsınız. Zirkonyum kaplamanın estetik ve doğal bir görünüm sunmasının yanı sıra dişeti sağlınız açısından da önemlidir. Çünkü zirkonyum diş kaplamalar dişetleriyle daha uyumludur ve zirkonyum diş kaplama yapılmış dişlerin etrafında ki dişetinde, dişeti hastalığı görülmesi olasılığı metal destekli diş kaplamalarına oranla daha düşüktür.
Zirkonyum diş kaplama, beyaz renkli, sıcağa dayanıklı ve metale karşı alerjisi olan hastalar için ideal bir diş tedavisi türüdür. Zirkonyum diş kaplamanım ışık geçirgenliği sayesinde mat görüntü kaybolarak, daha doğal ve daha estetik bir görünüm sağlar. Zirkonyum diş kaplama kullanan kişiler de sıcak soğuk hassasiyeti olmaz. Ayrıca, metal olan dişlere oranla sağlamlığı daha fazladır ve doğal görünümü sebebiyle daha çok ön dişlerde daha çok tercih edilir. Zirkonyum, sigara veya başka nedenler ile oluşan lekelenmeleri en aza indirger, ağız kokusuna yol açmaz, dişeti sorunlarına sebep olmaz ve ağızda tat değişikliğine neden olmaz.
Zirkonyum kaplama tedavisi, ne kadar süre sonunda sonuçlanır?
Bu uygulama, dişetleri sorunsuz olan kişilerde 1 haftada tamamlanır. Kişinin beğenisine göre ya da hekim ile hastanın memnuniyetleri görülene kadar birkaç prova ile devam ettirilebilir.
SIK SORULAN SORULAR
Zirkonyum kaplama doğal diş gibi görünür mü?
Sahip olduğu ışık geçirgenliği özelliği ile tıpkı normal dişlerde olduğu gibi doğal bir görüntü yakalanır. Sağlıklı dişlerin minesi ışığı tamamen geçirir. Klasik porselen kaplamanın alt yapısı olan metal, dişlerde opak bir görüntü yaratır. Bu da dişlerin cansız ve yapay görünmesine sebebiyet verir. Zirkonyum kaplama ile bunun önüne geçilir.
Zirkonyum kaplama ne kadar dayanır?
Kontroller düzenli olarak yaptırıldığında çok uzun yıllar kullanılabilir. Şu kadar süre ile kullanılabilir diye bir süresi yoktur. Dişler canlı dokulardır ve zamanla aşınmalar ile diş yapısında değişiklikler gözlemlenir. Zirkonyum kaplama yapılan dişlerde değişiklikler olmaz.
Doğal dişe yakın bir estetik görünüm sağlayan zirkonyumun ortalama ömrü ise 5 yıldan 10 yıla kadar uzayabilir. Bu süre, hastanın ağız içi hijyen alışkanlıkları ile sistemik ve genetik hastalıklar gibi bazı unsurlara göre farklılık gösterebilir.
Zirkonyum kaplama herkese yapılır mı, kimlere uygun değil?
Zirkonyum kaplama, daimi dişlerin sürmesini takiben, her yaşta yapılabilir. Ancak 18-20 yaşına kadar gelişim döneminde olunması ve çenenin büyümesi neticesinde aralanmalar gözlemleneceği için önerilmez.
Zirkonyum kaplama dişeti hastalığı olan kişilerde uygulanabilir mi?
Kişinin öncelikli olarak dişeti hastalığı iyileştirilir. Kişinin diş eti hastalığı tedavi edildikten sonra zirkonyum dişler yapılabilir.
Zirkonyum kaplamanın dişetleri ile uyumu nasıldır?
Zirkonyum, diş dokusuyla uyumlu bir malzemedir. Metal destekli olan protezlerde görülen, dişin boyun bölgesindeki ve diş etinde morarmaya benzer renklenme asla görülmez ve dişeti çekilmesine de neden olmaz. Yanlış fırçalama gibi nedenlerden dolayı dişeti çekilecek olursa estetik açıdan kötü bir görüntü oluşturmaz.
Zirkonyum kaplama metale karşı alerjisi olanlarda uygulanabilir mi?
Zirkonyum kaplamanın yapısında metal bulunmadığı için alerjiye de neden olmaz.
Ağızda tat değişikliğine ya da kokuya neden olur mu?
İçeriği metal olmadığı için bir tat değişikliği yapması mümkün değildir. Hasta ağız hijyenine dikkat ettiği sürece kokuya neden olmaz.
Zirkonyum dişler ileride renk değiştirir mi?
Pürüzsüz ve kaygan porselen yapılı yüzeye sahip oluşu nedeniyle plak birikimi görülmez. Bu sebeple kahve, çay ve sigara gibi renklendirici gıdalardan etkilenmez. Rengi her zaman uygulandığı gibi kalır.
Zirkonyum kaplama dişeti hastalığı olan kişilerde uygulanabilir mi?
Kişinin öncelikli olarak dişeti hastalığı iyileştirilir. Kişinin dişeti hastalığı tedavi edildikten sonra zirkonyum dişler yapılabilir.
Not: Bu içerikteki tüm yazılar, bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Verilen bilgiler, Nisan 2026 itibariyle güncellenmiştir.